Bazı kişiler, sadece yaşadıkları dönemi değil, yüzyıllar sonrasını da şekillendirir. İsmail Bey Gaspıralı (Gasprinsky) de fikir ve eğitim alanında çığır açan, Türk dünyasının ortak bilincini uyandıran böyle bir şahsiyettir.

Onun adı, bu köşeye de ilham veren 'Dilde, fikirde, işte birlik' şiarıyla özdeşleşmiştir. Çünkü O, Rus hegemonyasındaki Müslüman Türk halklarının eğitimde, çağdaşlaşma sürecinde atak yapmasının yolunu açmış; fikirleri, Türkistan’dan Kafkasya’ya, Anadolu’dan Balkanlar’a kadar bütün Türk coğrafyasına ışık olmuştur.
HAYATININ DÖNÜM NOKTALARI
1851 yılında Kırım’ın Bahçesaray kentinde dünyaya gelen İsmail Bey Gaspıralı, küçük yaşta Rusya’nın baskıcı eğitim politikalarıyla tanışır. Moskova Askerî Okulu’nda aldığı eğitim, onun hem Rus kültürünü tanımasına hem de Rus yönetiminin Müslümanlar olarak dillendirdiği Türk dünyasının geri kalmışlığını derinden fark etmesine vesile olur.
Bu farkındalık, ilerleyen yıllarda Gaspıralı’nın hayatının da fikri mücadelesinin de temelini oluşturur.
1870’li yıllarda(her türlü imkansızlığı aşarak) İstanbul, Viyana, Stuttgart ve 2 yıl kaldığı Paris’e giderek Batı düşüncesini anlamaya çalışır.
Sürekli, Avrupa’nın bilimde, teknikte ve refahta gösterdiği ilerlemeyle kendi toplumunun içinde bulunduğu fakirlik ve cehalet konusunu kıyaslar.
Gaspıralı bu süreçte, ünlü Rus yazar İvan Turgenyev ile tanışır, dost olurlar. Bu dönemde edebiyata, gazeteciliğe ilgisi başlar, ufku genişler. Gazete çıkarma fikri oluşur.
Batı’nın ilerlemesini körü körüne taklit etmeyi hiç düşünmez. Müslüman Türk toplumlarının öz değerlerini koruyarak çağdaşlaşması gerektiği sentezine varır..
TERCÜMANI AHVALİ ZAMAN
Asıl adı: Tercümanı Ahvali Zaman olan Tercüman Gazetesi, başlı başına bir fikir devrimidir.
Gaspıralı’nın fikirlerini halkına ulaştırma isteği, onu kitle iletişim yolu olarak basına yöneltir.
1883 yılında Bahçesaray’da Tercüman-ı Ahvali Zaman (Tercüman) Gazetesi'ni yayımlamaya başlar.
Tercüman bir süre sonra Türkistan’dan Azerbaycan'a, Osmanlı Türk Devletinin payitahtı İstanbul'a kadar geniş bir coğrafyada okunur.
Bununla birlikte Tercüman, Türk dünyası aydınlarının ilk ortak fikir platformu da olur.
O güne kadar farklı alfabeler, lehçeler ve yerel sorunlar nedeniyle birbirinden kopuk yaşayan Türk halkları, bu gazete sayesinde ortak bir dil ve bilinç kazanır.
Gaspıralı’nın lehçe ve ağızlarla beslemeyi tasarladığı, kesintiye uğramamış İstanbul Türkçesi ve yalın anlatımı, kısa sürede farklı bölgelerdeki okurların birbirini anlayabileceğini gösterir.
Bu anlayış, “Dilde, fikirde, işte birlik” idealinin ilk somut adımı olur.
TÜRKİSTAN AYDINLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Gazetedeki yazılar/bilgiler kısa süre sonra etkisini gösterir ve Tercüman sadece bir gazete değil, bir aydınlanma mektebine dönüşür ve Türkistan’da yeni usul mekteplerin (usûl-i cedîd) kurulmasına ilham verir.
Gaspıralı’nın eğitim reformu, okuma-yazmayı hızlandıran fonetik yöntemiyle çocukların da büyüklerin de kısa sürede okumayı öğrenmesini sağlar.
Onun öğrencileri ve takipçileri arasından, Abdullah Avloni, Mahmudhoja Behbudi, İsmail Hüsrev Töre ve daha birçok Türkistan aydını yetişir. Ardından bu aydınlar kendi bölgelerinde bu modern okulları açar, Gaspıralı’nın düşüncesini devam ettirir ve Türk dünyasında milli uyanışa, kültürel değerlerin yükselmesine yol açar.
TÜRK DÜNYASI İÇİN BİRLİK VE UMUT
Gaspıralı’nın “Tercüman”ı, yalnızca haber aktaran bir yayın organı değil; bir milletin geleceğini inşa eden bir fikir okulu olur. Halka teknolojik ilerlemenin eğitimle, eğitimin ise ortak bir dil ve bilinçle olabileceğini savunur.
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı’nın ve büyük Türk coğrafyasında yaşayan (Çarlık Rusya'sı ve Balkanları da kuşatan SSCB sürecinde yaklaşık 2 yüzyıl kopuk yaşayan) halkların arasındaki kültürel iş birliklerinin temelinde yatan düşünce, aslında İsmail Gaspıralı’nın 150 yılı geçkin süre öncesinde temelini attığı fikri yolculuk sürecidir.
SONUÇ: BİR FİKİR ADAMINDAN AYDINLIK GELECEĞE UZANAN KÖPRÜ…
Mareşal Gazi Başkumandan ve Kurucu Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk’ü de besleyen ‘dilde, fikirde, işte birlik’ şiarı, 1926 yılında dostlarıyla paylaştığı ve 1932'de, gelecek projeksiyonu olarak ortaya koyduğu; " Bugün Sovyetler Birliği bizim komşumuz ve..... bu köprüleri kurmak için şimdiden hazırlıklı olmak zorundayız." şeklindeki hedefe dönüşür
İsmail Bey Gaspıralı, kalemle bir milletin kaderinin nasıl değiştirilebileceğini gösterir ama Onun mirası sadece geçmişin bir hatırası değil; Türk dünyasının geleceğine yön veren bir uzak görüşlülük (vizyonerlik) örneğidir ki; bir süre sonra Kızı Şefika Gaspıralı’yı teşvik ederek, Alemi Nisvan (Kadınların Dünyası) dergisini de yayımlamaya başlarlar. Kısa sürede kadınlar arasındaki okur yazarlık oranı da, yazarların sayısı da artar. Türkistan’da K kadınlar İçin de aydınlanma ve toplumsal hayata katılma süreci de başlatılmış olur.
Onun dilde, fikirde, işte birlik çağrısı, bugünün Türk dünyasının ortak paydası olarak yaşamakta ve ortak geleceğimizin de habercisidir.