MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024’de partisinin grup toplantısında öyle bir çıkış yaptı ki herkes adeta şok oldu. Zira Bahçeli’nin sözlerine yansıyan yeni pozisyonu, o güne kadarki duruşuyla tamamen zıt bir durumun gösteriyordu. Yeni bir çözüm süreci, en milliyetçi parti ve onun başındaki lider tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Bahçeli şöyle diyordu:
“Terörist başı işin içinde olmazsa bir şey olmaz diyenlere de sesleniyorum. Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın.”
Bahçeli aynı zamanda, Öcalan’ın terörün bittiğini açıklaması ve gereğini yapması durumunda Umut hakkı ile serbest kalmasına da kapı aralıyordu.
MHP Lideri'nin başlattığı süreçte işler istenildiği gibi ilerlemedi. Öcalan, Meclis’e sokulmadı. Komisyon üyeleri İmralı’ya gitmedi. Terörist cenahının arzu ettiği Umut hakkı ve yasal düzenlemeler gerçekleşmedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş yasal düzenlemeler için, MSB ve MİT’in vereceği raporları işaret etti.
Buna karşın, DEM’li temsilcilerden kurulu İmralı Heyeti, Öcalan’a gitti. Yaklaşık iki hafta sonra bir kez daha İmralı ziyareti oldu. Bundan iki hafta sonra ise Bahçeli, “DEM heyeti ile İmralı arasındaki görüşmelerin terörsüz Türkiye’ye şartsız destek olması ve beklenen çağrısını bir an evvel açıklaması samimi dileğimdir. Terör örgütü kendi iradesiyle silah bıraksın” dedi.
27 Şubat 2025’de İmralı Heyeti üçüncü kez Öcalan’la görüştükten sonra Öcalan’ın, “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir”çağrısını İstanbul’da bir otelde okudu.
Terör örgütü 5-7 Mayıs tarihleri arasında 12’nci kongresini topladığını duyurdu. O kongrede, “PKK'nin örgütsel yapısının feshedilmesi ve silahlı mücadele yöntemini sonlandırması kararlarını alarak PKK adıyla yürütülen çalışmaları sonlandırdı” açıklamasını yaparak kendini feshettiğinde tarih 12 Mayıs 2025’di.
Temmuz başlarında Teröristbaşının, silah bırakma sürecine ilişkin video mesajı yayınladı. 2 gün sonra da silah bırakma merasimi yapıldı. Yakın zamanda da teröristlerin Türkiye’yi terk ettikleri aktarıldı.
Bu süreçte İmralı Heyeti, MHP Lideri Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile de görüşmeler gerçekleştirdi.
Fesihten bir hafta sonraysa Bahçeli tekrar kürsüye çıktı ve bu sefer de terörsüz Türkiye süreciyle ilgili TBMM’de komisyon kurulması önerisinde bulundu. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un inisiyatifiyle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu (MDKDK) kuruldu.
Bahçeli’nin deprem etkisi yaratan ve adına 'terörsüz Türkiye' denilen sürece en sert tepki İYİ Parti Lideri Musavvat Dervişoğlu’ndan geldi. Bahçeli'ye, “Abdullah Öcalan'ı asamadınız ama bu büyük milletin hayallerini astınız… Öcalan cesetlerimizi çiğnemeden Meclis’e giremez..” diye çıkışan Dervişoğlu, Meclis’te kurulan komisyon için de tepkisini şöyle ifade etti:
“Türkiye’nin her kesiminin bir şekilde rehin alınarak, birtakım şantajlarla boyun eğdirilerek, bir şekilde bu ihanet masasına oturtulmak istendiği bu orta oyununa biz meze olmayacağız. Herkes, bu işin bir vatan ve namus meselesi olduğunu iyi kavrasın…”
Dervişoğlu, Özgür Özel yönetimini ise, “Üç Hilal'i bu ihanete araç kılanlar gibi, 'Altı Ok'u da bu gayri milli mutabakata katmak gafletinde olan, 31 Mart'ta seçmenin gösterdiği teveccühün ve verdiği mesajın mahiyetini anlamadan, Mustafa Kemal'in aziz hatırasını, Cumhuriyet'i ve üniter devleti kumar masasında bir mirasyedi gibi harcamaya yeltenen bir CHP yönetimiyle karşı karşıyayız” sözleriyle hedef alıyordu.
Komşumuz Suriye’de 7 Aralık 2024’te Esad’ın düşmesi ve Ahmed El Şara’nın başa geçmesini de hatırlatmakta yarar var.
Komisyon üyeleri-Öcalan böyle görüşecek
Ekim 2024’de başlayan süreç, düşe kalka ilerlerken, ‘Komisyon üyeleriyle Öcalan’ın görüşmesi’ adeta kriz haline geldi denilebilir. Teröristbaşı, Komisyon üyelerinin kendisini dinlemesinde ısrarcı. Dün İstanbul’da gazetecilerle buluşan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a da bu eksende sorular yöneltildi. O da Perşembe yapılacağı duyurulan Komisyon toplantısını işaret etti.
‘Görüşme’ problemi aşılabilecek mi? Yada nasıl aşılacak?
Şimdilerde bir formül konuşulmaya başlandı.
Ankara kulislerinde sessizce fısıldanan o formülü ilk kez benden duyacaksınız.
Evet, Komisyon üyeleri, Öcalan’a gitmeyecek. Öcalan da Meclis’e gelemeyecek.
Ama…
Haftaya MDKDK toplanacak. Muhtemelen o toplantıda bir karar çıkacak.
Komisyonda yer alan ve Meclis’te grubu bulunan partilerden birer üye belirlenecek. (İYİ Parti komisyona katılmadı.)
Belirlenen üyeler İstanbul’un yolunu tutacak. Komisyon üyeleri büyük olasılıkla güvenlik orijinli (MİT-Emniyet vs.) bir adresi ziyaret edecek.
Teröristbaşı’da İmralı’dan alınarak İstanbul’a getirilecek. Götürüldüğü yerde Komisyon üyeleri de olacak.
Ve o adreste görüşme gerçekleşecek.
Bu kamuoyundan gizlenerek yapılmayacak. Bilakis gelişmeler halkla paylaşılacak.
Başkent kulislerinde dillendirilen formül böyle. Belki İstanbul olmaz başka bir adres olur. Belki Komisyon eksik gidebilir. Lakin düşünülen çıkış formülü bana gelen kulis bilgisine göre bu.
İzleyelim, bakalım neler olacak?
Benim iktidar ve muhalefete naçizane bir önerim var:
Lütfen ülke ve insanlarımız için yararlı, hayırlı olacak şık neyse onun peşinden gidin…
Mamdani zenginleri öpecek
Zohran Mamdani New York’taki ‘Yahudi (ya da yanlısı) Başkan’ geleneğine son verdi. 34 yaşındaki Mamdani kendisini ‘Demokrat sosyalist’ diye tarif ediyor. Belediye başkanlığı seçimini kazanması Trump’u ve beyaz Amerikalıları çok kızdırmışa benziyor. Öyle ki, Trump, “Egemenliğimizin bir kısmını kaybettik” gibi dehşet açıklama yaptı.
Benim en fazla ilgimi çeken kısmı Mamdani’nin zenginleri üzecek olması. Göreve başlar başlamaz New York tarihinin görmediği bir vergi reformu planını açıkladı. O plan, şirket vergisini yüzde 11,5’e çıkarmayı ve yıllık geliri 1 milyon doların üzerinde olanlara yüzde 2 sabit vergi getirmeyi içeriyor. Bunları, ‘Mamdani zenginleri öpecek’ diye izah edebiliriz.
Zengin düşmanı değilim ama gelir ve gider adaletsizliklerine çare bulunmasından yanayım. Az kazanan az, çok kazanan çok vergi ödesin. Faizden, borsadan alın teri olmadan tonla parayı cebine atanlardan hatırı sayılır vergi alınsın.
Umarım bu hassasiyeti taşıyan idarecilerimiz çoğalır…