I M G 8920Mehmet Emin Resulzade, Azerbaycan Türkleri için bağımsızlığın sembolü haline gelmiş "Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez" sözlerinin sahibi, gerçek bir vatanseverdir. Azerbaycan milli kimliğinin oluşmasında önemli bir rol üstlenmiş; bağımsızlık ve toplumun aydınlanması için hayatı boyunca fikri ve fiili mücadele etmiş ve tarihe derin iz bırakmıştır.
HAYAT YOLCULUĞU
Bakü'de, Novhanı köyünde(31.01.1884) dünyaya gelen Resulzade'nin çocukluk yıllarından sonra özel hayatı hiç olmaz, denebilir. Başka bir milletin egemenliği altında yaşamak ona ağır gelir. Genç yaşından itibaren Çarlık rejimi aleyhine aktif siyaset yapar, Azerbaycan'da milli bilincin, sosyal ve kültürel hayatın gelişmesine katkı verir. Çeşitli derneklerde görev alır, çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazar, bir dönem “Terakkî” ve “İrşad” gazetelerinde redaktörlük yapar.
Amcasının oğlu Mehemmedeli Resulzade aracılığıyla bir dönem yolu Josef Stalin ile kesişen Resulzade, onunla birlikte bazı faaliyetlere katılır ki, bazı kaynaklarda Stalin’i birkaç kez ölümden kurtardığı bile yazar. Ancak aynı zamanda edebi yönünü de sürdürür, milli duyguları uyandıran "Karanlıkta Işıklar" ve "Nâgehân Belâ" adlı piyesler kaleme alır.
I M G 8918TÜRKİYE'YE UZANAN YOLLAR
Resulzade, Rus çarlık rejiminin artan baskıları nedeniyle 1909'da, 25 yaşındayken, İran'a gitmek zorunda kalır. Burada da gazetecilik ve siyasetle uğraşır, meşrutiyet rejiminin feshedilmesiyle İran'da da ciddi baskılarla karşılaşınca, 1911 yılında Türkiye'ye gelir.
Türkiye'de, kendisi gibi mücadeleci Kazan Türkü Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp başta olmak üzere İttihat ve Terakkî Cemiyeti'nin ileri gelen isimleriyle tanışır. Türk Ocakları’nın çalışmalarına katılır. Bu çevrede tanıdığı aydınlar, özellikle Ziya Gökalp, Resulzade'yi derinden etkiler, Türk Yurdu, Sırât-ı Müstakîm dergilerinde Azerbaycan, İran ve İran Türkleri hakkında yazılar yazar.
"TÜRKLEŞMEK, İSLAMLAŞMAK, MUASIRLAŞMAK" ÜLKÜSÜ
1913'te Bakü'ye dönen Resulzade, Müsavat Partisi'ne üye olur ve partinin yayın organı Açıksöz gazetesini kurarak başyazarlığını üstlenir. "Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak" ülküsünü savunan bu gazetede, Rusya hegemonyası altındaki Türklerin kendi kaderlerini kendilerinin belirlemesi gerektiği üzerinde durur. Birinci Dünya Savaşı (1914-1915) yıllarında, Doğu Anadolu'da Ermeni baskın ve katliamlarına maruz kalan Türkler için yardım kampanyaları düzenler. 1917'de çıkardığı “Kardaş Kömeği” mecmuasının gelirini bu kampanyaya bağışlar. Bu sırada Müsavat Partisi'nin Genel Başkanlığı'na getirilir.
I M G 8908AZERBAYCAN CUMHURİYETİ'NİN İLANI VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
1917 yılında Çarlık dönemini sonlandıran Bolşevik İhtilâli'nin ardından Gürcistanda Tiflis'te kurulan; Türkler, Gürcüler ve Ermeniler'in katılımıyla oluşmuş Kafkasya Seyimi’ne katılır. Bu konseyin dağılması üzerine Azerbaycan temsilcileri Azerbaycan Milli Şûrası'nı oluştururlar ve başkanlığa Resulzade seçilir. Bu Milli Şura, 28 Mayıs 1918'de Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kuruluşunu resmen ilan eder. İlk iş olarak, 4 Haziran 1918'de ise Azerbaycan ve Osmanlı Devleti arasında dostluk ve iş birliği anlaşması yapılır ve Resulzade Azerbaycan adına imza atar. Resulzade aynı yıl, yeni kurulan Kafkasya devletlerinin tanıtılması amacıyla düzenlenen konferansa katılmak üzere bir heyetle İstanbul'dayken, 15 Eylül 1918'de "Kafkas İslam Ordusu" adıyla bilinen Osmanlı Ordusu’nun Bakü'yü Ermeni ve Bolşevik çetelerden kurtardığı haberini, dönemin Harbiye Nazırı Enver Paşa'dan alır. Bakü'ye döner. Hükümette yer almaz ancak Müsavat Partisi Genel Başkanı olarak parlamentoda aktif çalışmalar yürütür ve hükümetin faaliyetlerini yönlendirir.
Bolşeviklerin Azerbaycan Milli Devleti’ni işgalinin ardından tutuklanan Resulzade, Moskova'ya götürülür. Stalin'in ısrarlarına rağmen işgalci Sovyetler Birliği yönetimiyle iş birliği yapmayı reddeder ve Moskova’dan ayrılır. 1922 yılında da Stalin’in desteğiyle(eski hukukları sayesinde) SSCB sınırından çıkmayı başarır. Önce Leningrad'a, oradan da gizlice Finlandiya'ya geçerek özgürlüğüne kavuşur. Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin kilit isminin hayatının bundan sonraki büyük bir kısmı "siyasi mülteci" statüsünde geçer.
SÜRGÜN YILLARI VE DURAKLARI
Mehmet Emin Resulzade önce Finlandiya üzerinden Türkiye’ye geçer ancak Sovyet yönetiminin Türkiye’ye baskısı nedeniyle bilahare Avrupa’ya dönmek zorunda kalır. 17 yıllık sürgün hayatı başlar. 1930’lu sürgün yılları muhalif bir lider kimliğiyle, Fransa, Finlandiya, Polonya ve Almanya’da geçer. Sovyet karşıtı yayınlar yapar ve Azerbaycan'ın işgal altında olduğunu dünyaya duyurmaya çalışır. 1930’ların ortalarından 1939’a kadar Polonya’da yaşar. Polonya hükümetinin anti-Sovyet politikasını destekler. Polonya Devlet Başkanı Jozef Pilsudski ile iyi ilişkileri olur ve burada evlenir. II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Polonya işgal edilince, Resulzade Almanya’ya geçer. Savaş yıllarında Berlin'de Azerbaycan'ın haklarını savunmaya devam eder, esir düşen Azerbaycan Türklerini kurtarmak için diplomatik temaslar yürütür.
Resulzade, 1947 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye'ye döner ve Türk vatandaşı olur. 1949'da Ankara'da Azerbaycan Kültür Derneğini kurar, kitaplar yazarak ve konferanslar düzenleyerek ülkesinin durumunu anlatmaya devam eder.
I M G 8909MİRASI VE SONSUZ ANISI
Mehmet Emin Resulzade, 6 Mart 1955'te Ankara'da vefat etmiş ve Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedilmiştir. Kurduğu Azerbaycan Kültür Derneği ise, genel merkezi Ankara'da olmak üzere günümüzde de Türkiye'de faaliyet göstermektedir. Türkiye'de birçok il ve ilçede adı cadde ve sokaklarda, Ankara Çankaya'daki Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi'nde yaşatılmaktadır.
Türk Dünyası'nın 20. YY önde gelen fikir ve siyaset öncüleri arasında yer alan Mehmet Emin Resulzade'nin, Azerbaycan'ın Çarlık Rusya ve Sovyet dönemi tarihine dair değerlendirmeleri ve yorumları, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasıyla birlikte daha büyük değer kazandı. Özellikle, "Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!" sözü ile bağımsızlık mücadelesini taçlandıran Azerbaycan’da, Türkiye başta olmak üzere, diğer Türk ülkelerinde ve Türk halklarının kalbinde ölümsüz bir yer edinen bir lider olarak tarihe geçti.